Mazda3

Mazda'da spor otomobil tasarımı: 1960'dan günümüze

Şubat 23, 2011
4917 kez görüntülendi
seats

Mazda'da spor otomobillerin tasarımı ve gelişimi, eşsiz rotary motorun gelişimi ile başladı. Yenilik, Mazda'nın araç tasarım sürecinin temelinde yer alır ve minimal, pratik fakat şık ve heyecan verici araç tasarımları sunma anlayışı Mazda'nın kültürüne dahil edilmiştir. Bu anlayış, başka hiçbir tasarımda Mazda'nın spor otomobil tasarımlarında olduğundan daha belirgin değildir.

Cosmo Sport 110S (1967)

Çoğunlukla, Mazda tarafından üretilmiş en güzel spor otomobil olduğu düşünülen Cosmo Sport 110S - Mazda'nın ilk spor otomobili olmasının yanı sıra rotary teknolojisini de kullanan ilk Mazda aracıdır. İlk kez 1964 yılında konsept araçta görülen ve 1967 yılında tanıtılan Cosmo Sport 110S yalnızca Mazda'da değil spor otomobil tasarımında da bir devrime yol açtı. Cosmo Sport 110S'nin bu etkisi oldukça sarsıcıydı ve Kuzey Amerika piyasasındaki, büyük ilgi gören iki rotorlu rotary motora karşılık vermek için çabalayan yerli spor otomobil üreticileri için ciddi bir tehdit haline geldi. Mazda tarafından üretilene kadar, pek çok insanın, hatasız bir şekilde seri üretilmesinin imkansız olduğunu düşündüğü bir motordu.

Cosmo'nun tasarımı, önden motorlu, arkadan çekişli bir düzen ile uzun motor ve bagaj kapaklarına sahipti. Spor otomobil tasarımının bu tipi, zamanında çok popülerdi. Ancak otomobilin popülerliğini sağlayan şey Mazda'nın Batı tarzı spor otomobili yorumlamasıydı. Triumph Spitfire gibi klasik Avrupa spor otomobillerine benzeyen bu tasarım harikası araç Japonya için bir ilkti. Mazda'nın geliştirilmiş motoru, gelecekten esinlendi: bu otomobil gömülü, kapaklı far ve jet motorlarını anımsatan arka fren lambaları da dahil pek çok aerodinamik parçayı bünyesinde bulundurmaktaydı. Bu hafif Cosmo, rahat doğası ile tuhaf, acayip ve eğlenceli olarak görüldü.

Motorunun güvenirliğini ve performansını kanıtlamak için Mazda, Almanya'daki efsanevi Nürburgring pistinde 84 saatlik Marathon de la Route isimli yarışa katıldı. Cosmo yarışı bitirmekle kalmadı, bu yarışı dördüncü olarak tamamladı ve Mazda'nın rotary motor teknolojisi hakkındaki tüm şüpheleri de ortadan kaldırdı. Cosmo, güzel, güvenilir ve sürüşü zevkli bir otomobildi. İlk gerçek Mazda spor otomobiliydi. Bu otomobil Mazda'yı, hafif, ekonomik ve heyecanlı spor otomobil tasarımıyla eş anlamlı bir marka olma yoluna koydu.

RX-7 (1978)

RX-7 ilk neslinin tanıtımı, spor otomobil piyasasında, özellikle Kuzey Amerika'da en etkili spor otomobil tanıtımıydı. Çift rotorlu motoru ile Mazda 105 PS coupé öyle başarılıydı ki kısa sürede 'kült' konumuna ulaştı. Bunun sebebi, üstün performansa sahip, yüksek kaliteli, cazip bir spor otomobilin, herkesin ekonomik gücünün yetebileceği şekilde ilk kez satışa sunulmasıydı. Bu tamamen Mazda'nın, geleneksel dört silindirli motordan fiziksel olarak daha küçük ve daha hafif, ancak altı silindirli kadar güçlü rotary motoru sayesinde gerçekleşti. Motor küçük oluşu sayesinde, ön orta kısma yerleştirilebilmesi otomobilin tasarımcılarına, RX-7'nin güzel aerodinamik şeklinin oluşturulması ve neredeyse tam 50:50 ağırlık dağılımının sağlanması için daha geniş özgürlükler sağladı. Sonuç, üstün performans ve dengeye sahip, zarif, rahat, kullanışlı ve ekonomik 2+2 bir spor otomobildi.

Matasaburo Maeda - Mazda'nın şuan ki tasarım müdürünün ve RX-8 tasarımcısı Ikuo Maeda'nın babası - tarafından tasarlanan, RX-7 tasarımının altında yatan temel ilke, zarif ve klasik tarzda bir spor araba üretmek için "fonksiyonel güzellik"ti. Kendinden önceki spiritüel Cosmo Sport 110S gibi, RX-7, düşük profilli, hafif eğimli havada kayabilen şeklini sağlayan areodinamiklerle şekillendirildi. Öndeki içe çekilebilir farlar hava direncini azalttı. Jetinkine benzer kanopisi ile aracın arka kısmı, üçgen kenarlı pencereler ve özgün kare bagajı, RX-7'nin ok başı gibi olan şeklini daha da geliştirdi.

MX-5 1. Nesil (1989)

Normalden farklı olarak MX-5'in tasarımı, 1979 yılında Mazda'nın geliştirme müdürü Kenichi Yamamoto'nun ofisinde tahtaya iki koltuklu roadster çizen Amerikan Gazeteci Bob Hall'ın çizdiği bir taslaktan doğdu. Hall, geçmiş İngiliz spor otomobillerinin tarzında küçük, pahalı olmayan ve zevkli, iki koltuklu bir spor araba için yer olduğuna emindi.

Küçük, ekonomik ve hafif spor otomobil segmentini yeniden başlatan ve otomobil sanayisini ateşleyen iki koltuklu roadster olarak üretilen 900,000'den fazla otomobil günümüzde bir ikondur.

Mazda'nın küçük roadsteri yapma fikri, cesur bir karardı. Tasarım müdürü Tsutomu (Tom) tarafından kaleme alınan, MX-5'in son tasarımı gerçek bir işbirliği çabasıydı: sekiz kişilik küresel bir tasarım ekibi bu oluşumda rol oynadı. Irvine, Kaliforniya'daki Mazdanın tasarım merkezinde oluşturulan bu tasarım ekibi Japonya'dan Shinzo Kubo, ABD'den Mark Jordan'ın yönetiminde Tom Matano, Shunji Tanaka, Koichi Hayashi ve Wu-Huan Chin'den oluşmaktaydı. Ayrıca son üretim versiyonu, Shunji Tanaka tarafından yapılmış küçük değişiklikleri de içermekteydi.

Ekip geleneksel Japon kültüründeki Jinbai Ittai ilkesini benimsedi. Jinbai Ittai, "at ve binicisi arasındaki uyum" anlamına gelmektedir ve MX-5'in temelinde, sürücülerin MX-5 otomobili ile muhteşem uyum içerisinde sürüş deneyiminden zevk alması vardır.

Küçük MX-5, RX-7'ninkiyle aynı genişletilmiş kaputa ve iki kişilik arka yolcu bölümü boyutlarına sahipti, ancak MX-5 düz ve yuvarlanmış köşeleri sayesinde RX-7'den daha az üçgenimsi bir yapıya sahipti. MX-5 imzalı arka lambaların tasarımı, lambaların sadeliği ile çok güzel bulundu ve New York'taki Modern Sanatlar Müzesinde (MOMA) sergilendi.

MX-5 2. Nesil (1998)

2. nesil MX-5 için, Program Müdürü Takao Kijima'nun ilkesi, üstün araç dinamiklerine sahip ve en az ağırlıkla (artış toplamda yalnızca 40 kg idi) daha iyi donatılmış bir otomobil yaratmaktı.

Daha geniş paletlere sahip ve tüm boyutlarda kısmen daha geniş bir otomobil yaratılmasına rağmen, Mazda'nın hedefi, otomobile çok fazla "görsel" eklenti yapmamaktı. Bu düşünceyle, baş tasarımcı Koichi Hayashi ve tasarım ekibi, şekillendirilmiş ve sportif marşbiyele birleşmeden önce sıkı kemere doğru gelen güçlü omuzlara sahip bir otomobil yarattı. Sonuç, her yönden düzgün ve yuvarlak köşelere sahip, ancak flanksları üzerindeki iki karakter çizgisi sayesinde, yan panelleri ile daha kaslı bir görüntüye sahip bir roadsterdi. Öndeki, ön farlar çıkartıldı ve yerine badem biçiminde lambalar takıldı.

RX-8 (2003)

Dünyanın ilk dört kapılı, dört koltuklu spor otomobili RX-8, Mazda'daki ileri anlayışlı yeniliği temsil ediyor. RX-8'in geliştirilmesi, Mazda'nın rotary motor teknolojisinin geçerliğini bir kez daha doğruladı. RX-8'in tasarımı yeni bir şasi şekli biçimi tanıttı: eş zamanlı olarak biçim bozulmazlığını ve yolcular için arka koltuklara rahat erişimi sağlayan, dört koltuklu, hiç bir merkezi B-sütununa sahip olmayan atletik görünümlü spor coupé. Zorlu mühendislik engellerini aşan RX-8 tasarımcıları, tam 50:50 ağırlık dağılımı ile birlikte güzel, hafif, kullanışlı ve heyecan verici bir spor coupé yaratmayı başardılar.

Mazda'nın tasarım müdürü Ikuo Maeda tarafından yaratılan RX-8 tasarımı, 'atletik gerilim' ilkesine dayanmaktaydı. RX-8 tekerlek bombelerini ve dinamik çizgilerini içeren tasarım elementleri, Mazda'nın tüm tekerlek dizgisine bilgi sunmaya devam etmektedir.

MX-5 3. Nesil (2005)

Birinci ve ikinci nesil MX-5'in takip edilmesi güç tasarımlar olduğunu ileri sürmek yetersiz kalırdı. Üçüncü nesil MX-5, bir önceki modelin tamamen yeniden tasarlanmış versiyonuydu. İlk kez 2003 Tokyo Otomobil Fuarındaki Ibuki konseptinde gösterildikten sonra, Mazda'nın tasarımcıları üçüncü nesil bir roadster yaratmak için çizim tahtasının başına geçti ve bu tasarım kült, yuvarlak gösterge lambalarının yanı sıra orijinali ile birden çok ortak parçaya sahipti.

Baş tasarımcı Yasushi Nakamuta tarafından kaleme alınan, mevcut MX-5'in tasarımındaki dahilik, MX-5'in tamamen çağdaşlığı aramanın yanı sıra ikonik kökleri de korumuş olmasıdır. Sonuç, öncekilerden daha büyük ve daha agresif görünümlü bir roadsterdi. Daha geniş bir gövde nedeniyle oluşan daha geniş palet ve kabin alanı, ancak akıllıca yapılmış biçimlendirmesi sayesinde MX-5 ekstra genişliğini rahatça sakladı. Yeni 16-subap, 2.0 litre motorun tanıtımı, gücü arttırdı ve böylece Mazda'nın keskin görüntüye sahip ve sürüşü kolay roadsterin mirasının devam edeceğini garantiledi.

Yalnızca, sportif bir otomobil ile benzer özelliklere sahip MX-5 tasarımı, son 20 yıldır temel ilke ve karakterlere sadık kalarak sürekli gelişmekte. MX-5 tasarımından sonra Mazda tarafından üretilen tüm araçlara dönüştürülen hafif ve yenilikçi pakette, heyecanlı sürüş deneyimi ilkesi, sürücünün araç ile uyumlu bir şekilde sürüş zevki yaşayabilmesi için tasarlanmıştır ve Mazda'nın gelecekte tasarlayacağı her arabanın bir parçası olacaktır.

En çok izlenenler makaleler

Mazda'dan toplamda 4.500 TL değerinde destek

Ekim 13, 2016 | 1906038 kez görüntülendi

Mazda, Mazda3 ve CX-3 modellerinde uyguladığı kamp...

Mazda3'te SKYACTIV-D 1.5L dizel motor ve otomatik şanzıman keyfi

Ağustos 17, 2016 | 833685 kez görüntülendi

Mazda'nın Türkiye'de en çok satılan modeli Mazda3...

Mazda’dan takas indirimi ve kasko desteği

Nisan 26, 2016 | 262558 kez görüntülendi

Mazda Mayıs ayı sonuna kadar geçerli olacak kampan...

Mazda'dan bahar kampanyası

Nisan 12, 2018 | 113673 kez görüntülendi

Mazda Türkiye, sizleri Mazda dünyası ve Mazda otom...